büzülmek

nsz
1. büzmek 的被动态: Torbanın ağzı büzüldü. 口袋口扎起来了。
2. 收缩, 起皱
3. 转́ (由于恐惧、惊讶、寒冷等)拘束, 缩做一团, 龟缩: Soğuktan bir köşede büzülüp kaldı. 他冻得在一边缩成一团。Toplantıdan olduğu yerde büzüldu. 开会时他闷着头一动不动。Kenara büzülmüş, gözden uzak kalmaya çalışıyor. 他龟缩在一边, 极力躲避别人的目光。
◇ Büzülüp oturmak (或 kalmak) 躲在一边, 缩成一团

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • büzülmek — nsz 1) Büzme işi yapılmak Sağ gözünün kuyruğu çiçek bozuğundan hafifçe büzülmüştü. R. N. Güntekin 2) e, mec. Korku, şaşkınlık, soğuk vb. etkenlerle bir kenara sinmek, bir kenara çekilmek Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzülmüştük. F. R …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ezilip büzülmek — güç bir duruma düşüp davranışlarıyla utandığını belli etmek Etrafındakiler hanımefendiye karşı bir suç işlemiş gibi ezilip büzülüyorlar. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büzülme — is. Büzülmek işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büzülüvermek — nsz Çabucak büzülmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dertop — sf. Getirilmek, büzülmek anlamındaki dertop edilmek ve bir araya getirmek, toparlamak anlamındaki dertop etmek birleşik fiillerinde geçer İskemlenin üzerine dertop edilerek atılmış duran pantolonunu ayağına geçirdi. E. E. Talu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ezilmek — nsz 1) Ezme işine konu olmak Altın tas içinde kınam ezildi / Gümüş tarak ile zülfüm düzüldü. Halk türküsü 2) Açlık sıkıntısı duymak İçim eziliyor, bir bardak süt içeyim. Birleşik Sözler ezile büzüle Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ezilip… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • küçülmek — nsz 1) Büyükken herhangi bir sebeple küçük duruma gelmek Pantolon yıkanınca küçüldü. 2) Büzülmek, hacimce ufalmak 3) mec. Değer ve onurunu azaltacak davranışta bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sinmek — nsz, e, er 1) Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak Salonda bulunan yirmiyi aşkın insan ürkmüş, sinmişti. T. Buğra 2) Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek Artık Emine nin takdirine,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ufalmak — nsz 1) Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum. Y. Z. Ortaç 2) Büzülmek, küçülmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burkurmak — buruşmak, büzülmek. II, 171, 188 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ısrınmak — öfkelenip derlenmek, toplanmak, çekilmek, büzülmek (Bu kellme sebzelere iyice pi şmeden soğuk su konmasıyle pişme yerek çiğ kalması, sinirsek olması halinde 50/10K. Yumuşak huylu bir kimsenin ser telmesi de böyledir) I, 251, 252 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.